Sevmek, seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir... Ve aşk yanında olanı sevmek değil... Bazen hiç gelmeyecek birini beklemektir...
Rüya kimdir, nasıl biridir?
Rüya aşka ,kitaplara , Sezen Aksu’ya , Bora’ya aşık, yalnız kaldığında geceye sığınan, kabuslarından sonra kahve ile onu bünyesinden atmaya çalışan , defalarca kendini suçlayan ama sonunda kalbini sevgiye doyurmaya çalışan biri. Bora hayatına girene dek sevmek sevilmek ne demek bilmeyen, saçının okşanması nedir, birinin saçlarını koklayarak öpmesi ne demektir,baba sıcaklığı nedir, birinin kokusunda soluklanmak nedir bilmeyen, ne zaman değersiz hissetse orayı terk eden bir kız çocuğu.
Herkes umut için yazı bekler. Ama umut yazda değil insanlardadır ,sevgidedir, aşktadır. Eğer bu duyguları yaşarsanız her mevsim size yaz her mevsim size aşk gibi gözükür.
Günlerden bir gün küçük bir kız çocuğu geçmişine yakalanıyor, geçmiş onu buzdan duvarlarına hapsedip orada kalması için çabalıyor.
Günlerden bir gün küçük bir oğlan geleceğinde kayboluyor, gelecek onu mecburiyetlerine hapsetmeye, tek gayesinin bu olması için çabalıyor.
Buzdan duvarların erimesi sadece iki çocuğun da sevgisiyle gerçekleşiyor. Bunu gören gelecek geçmişte intihar ediyor, geçmişle gelecek birbirine karışıyor.
Ankara’nın soğuğu artık zihnimi canlandırmıyor , bulandırıyordu. Evimin koridorunda yüzüme çarpan soğuk baba sıcaklığını anımsamama ve burnumun sızlamasına neden oluyordu.
Hayatımız beklemelerle ve bekleyipte gelmedikleri için gözyaşlarımızla geçiyor. Ama ben bir istisna yaratıyorum ve beklemekten vazgeçiyorum. Çünkü en son gittiğinde bekle dedin son cümlen seni seviyorum oldu dedim ki beklemem gerekiyor gelecek. Gelmedin gözlerinle beni nasıl bir enkaza dönüştürdüğünü görmedin, görmüyorsun görmemek için gözlerime bile bakmıyorsun, bakarsan gidemezsin değil mi? Esmer biri demiştim kalbinin simsiyah olacağı aklıma bile gelmezdi, beni bu kadar göremeyen bu kadar sevgi, aşk nedir bilmeyen biriydin sen. Ama şunu unutma hayatta sadece bir kez başımıza gelir ve ömrümüze bir sürü hayat sığdırabiliriz. Teşekkür ederim Bora , her şeye rağmen teşekkür ederim. En azından sevilmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu seninle tattım, baba sevgisi nedir, birinin kokusunda soluklanmak nedir, iki ruhun birbirine karışması nedir, seninle öğrendim ben.
Bugün 9 Aralık 2021 ve saatler 19.51 i gösteriyor. Sorunlar, kavgalar ,ayrılıklar ,küçük bir bebeğin annesine ihtiyaç duyması gibi ruhumu besliyordu. Ama senin ve sadece senin cayır cayır yanman benim ruhumu bulandırıyordu. Gitme diyor bir tarafım bir tarafım zaten gitti kabullen artık diyor. Hayatımız beklemelerle , bekleyip de gelmedikleri için gözyaşlarıyla geçmez mi zaten? Benim hikayem 7 Aralık’ta sonlandı ve benim yazım bitti . Hiç bitmeyecek, hiç sonlanmayacak bir kasvet içimi, zihnimi doldurdu.
Ankara’nın soğuğu benden tüm umutlarımı, tüm mutluluğumu ,tüm aşkımı benden almıştı ve ben Rüya artık Ankara’yı sevmiyordum.
-6 Ekim 2021-
“6 Aralık 2021”
Tam 2 ay önce bana geldin sevgilim ve kalbimin sadece atmaktan başka bir şeye yaradığını bana gösterdin. Sanırım seninle tanışacağım bilsem yaş basamaklarını daha hızlı çıkmak için çabalardım. Her şey rağmen tüm planlar tüm yaşanmışlıklara rağmen ben iyi ki sen diyorum, iyi ki geldin bana iyi ki sarıldın, iyi ki öptün beni. Ama keşkelerim o kadar çok ki birbirimizle ilgilenmekten fotoğraf çekinmeyi bile unutmuşuz sevgilim bu kalbime dayanılmaz ağrılar veriyor. Rüyalarım, kabuslarım hepsi sen. Hani sen bana Rüya derdin ya ben bana kendi adımla seslenmemeleri için büyük bir çaba sarfettim, sanki onlar bana Rüya dedikçe Bora’ya selam oluyordu, sanki birileri bana sarıldıkça sen sarılıyordun. Kokun hiçbir yerde yok şimdi, kokunun sindiği gömleği keşke yıkamasaydım diyorum. Gözlerini özledim evet yağmur sonrası dünyanın en güzel rengine bürünen toprağı özledim. Çünkü sen sevgilim dünyadaki hiçbir renge değişmeyeceğim gözlere sahipsin. Yine de ben bir gün kafamın yine ait olduğu yere kavuşması dileğiyle uyuyacağım seni çok seviyorum ve özlüyorum.
-En yakın arkadaşın
-Rüya




